Uzunçarşılı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uzunçarşılı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2018 Pazar

Alo (Ali) Paşa'nın Kütahya'daki Akrabaları

Başlıkta Alo Paşa yazdığıma kızmayın. Zira burada daha evvel vakti zamanında hayatta iken kendisine Alo Paşa diye hitap edildiğini resmi evrak üzerinden paylaşmıştım. Geriye doğru tarama yaparak ulaşabilirsiniz. Camiye Alo Paşa Camii denmesi bir kinaye veya bilinçsiz bir sözcük değil yani.
 
Rumeli'nde eşkiya ile iş birliği yaparak devlete asi duruma düştükten sonra, daha evvelki serkeşliklerinde olduğu gibi bu kez affedilmeyerek 1798'de idam edilen Ali Paşa'nın kesilen başı İstanbul'da Topkapı Sarayı girişinde bir müddet sergilendikten sonra Anadolu yakasına götürülüp Karacaahmet'e gömüldü. Başına da vezirlere has kallavi kabuklu sade bir baştaşı konuldu. Muhtemelen aradan geçen yıllarda taşın yeri de değişti. Bugün bile yerinden oynatıldığı görünümü taşta dikkat çekmektedir.

1794 ve 1796 senelerinde iki defa Anadolu valiliğine getirilen Ali Paşa, kendisi daha sonra Rumeli valiliğine kaydırılmış olsa da hem cami vakıf meselesinden hem de Başbakanlık Osmanlı Arşivinden tespit ettiğimize göre Kütahya'da akrabaları yaşayagelmişlerdir.

Uzunçarşılı merhum Ali Paşa'nın kendi evladı olmadığından vakfının mütevelliliğini yeğeni Sinan Bey'e verdiğini ve Kütahya'da Sinan Bey arsası denilen mahalde vaktiyle Ali Paşa'nın bir konağı bulunduğunu yazmıştır. Fakat Osmanlı Arşivinde bahsettiğim evrağın başlığında bu Sinan Bey'den "Kürt Ali Paşazade Sinan Bey" şeklinde bahsedilmiştir. 1867 tarihinde de Bu Sinan Bey'in Hüseyin Hüsnü adında bir oğlu doğmuştur. Yani Ali Paşa idam edildikten 69 yıl sonra halen Kütahya'da akrabaları mevcuttur. Fakat bu Sinan Bey eğer çok ileri yaşlarda çocuk sahibi olmadıysa Uzunçarşılı'nın verdiği bilgi bir süre sonrasına ait olmalıdır. Zira cami 1797'de tamamlanmış, Ali Paşa da 1798'de idam edilmiştir. Bu tarihlerde tevliyet alabilecek yaşlarda olsa, bahsi geçen belgeye göre oğlu Hüseyin Hüsnü doğduğunda Sinan Bey 80 yaşlarının üstünde olmalıdır. Bu da düşük ihtimaldir. Belki ilk tevliyet Sinan Bey'in babasına aittir.

Sözün özü Kütahya'da Kürt Ali Paşa-zade Sinan Bey'in 1867'de doğan oğlu Hüseyin Hüsnü Efendi'nin günümüzde soyu devam ediyor olsa gerektir. Malumunuz yakın süre önce soy ağacı sorgulama hizmeti başladı. Hüseyin Hüsnü Efendi değilse bile çocukları yani baba adı Hüseyin Hüsnü olan kayıtlar çıkacaktır. Eğer bu aile devam ediyor ve bunun bilincinde iseler tanışmak, görüşmek ve hatta dedelerinin mezarı konusunda kendilerine bilgi vermek ve yapılabilecekleri görüşmek isteriz. Bu sayfa üzerinden mesaj yoluyla bize ulaşabilirler.

Fotoğraf: Hususi arşiv, Ali Paşa'nın mezar taşı.

Saygılar...

08.04.2018

18 Eylül 2017 Pazartesi

E-Kitap: İsmail Hakkı Uzunçarşılı - Kütahya Şehri

PDF KİTAP: İ. Hakkı Uzunçarşılı - Kütahya Şehri

İlimiz hakkında kaynak değeri çok yüksek olan İsmail Hakkı Uzunçarşılı merhumun kısa adı "Kütahya Şehri" olan eserinin PDF formatına getirilmiş halidir. Eser gözden geçirilerek yeniden basılmadığı ve kayda değer bir başka eser kaleme alınmadığından bu boşluğun dolması açısından her Kütahya sevdalısının elinde bulunması gerekmektedir. Linke tıkladıktan sonra sağ üst köşedeki "DOWNLOAD" butonu ile PDF belgesini indirebilirsiniz.

İndirme Linki 

12 Eylül 2017 Salı

Bizans ve Selçukiylerle Germiyan ve Osman Oğulları zamanında Kütahya Şehri

Bizans ve Selçukiylerle Germiyan ve Osman Oğulları zamanında Kütahya Şehri

Türk tarihçiliğinin kutbu sayılan İsmail Hakkı Uzunçarşılı merhumun 1932 tarihli bu değerli eseri, Kütahya tarihi konulu hiçbir eser yoktur ki kaynakçasında yer almasın. Darülfünundan mezun olduktan sonra Kütahya İdadisine öğretmen olarak atanan İsmail Hakkı Bey, 9 sene boyunca burada hem öğretmenlik yaptı, hem de bölgenin tarihine dair bilgi ve belgeleri topladı. Eserinin ön sözünde merhum bu konu hakkına "Öz bir Türk şehri olan ve bir çok tarihi eserleri havi bulunan Kütahya şahrine ait bazı tetkikatta bulunmuş ve bir hayli tarihi vesikalar toplamıştım", demiştir. Bu eser Maarif Vekaleti Milli Talim ve Terbiye Dairesinin 15.6.1930 tarih ve 3052 numaralı emriyle sadece 1000 nüsha olarak 1932 senesinde Devlet Matbaasınca basılmıştır. Kütahya'nın tarihi hakkında bir numaralı kaynak eser konumundaki pozisyonunu halen korumakta olan eserin gözden geçirilerek yeniden basılması elzemdir. Fakat ne yazık ki bugüne kadar ne bir Kütahyalı akademisyen bu işe soyunmuş, ne de bir kurum veya sponsor bunu ortaya atmıştır.

Fotoğrafta ilgili eserin Kütahya Mustafa Yeşil Kütüphanesinde bulunan ve bizzat Uzunçarşılı merhum tarafından Yeşilzade Hafız Ahmet Efendi'ye imzalanan nüshasının, ayrıca merhum Mustafa Yeşil'in el yazısı da bulunan iç kapak sayfası görülmektedir. Cümlesine rahmet olsun.