Cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2018 Perşembe

Kütahya - Meydan Mahallesi Arslan Bey Camii

Kütahya - Meydan Mahallesi'nde bulunan Arslan Bey Camii'nin restorasyon sonrası hali.
Daha evvelden küçük bir haziresi de bulunan bu caminin mezar taşlarının istinat duvarında kullanılmış olduğu iddia edilmişti. Bu hazirenin eski şadırvan alanı civarında olduğu aktarılmaktaydı. Restorasyonda bu taşlardan herhangi bir iz bulunamadı sanırım. Zira ortada ne taş ne de hazire izi var. 

Eski Şadırvan Alanı
Merdivenli bir alan oluşturulmuş eski şadırvan bölgesine. Şadırvanlar ise diğer cepheye alınmış. Açılış günü Sayın Hüraata'nın söyledikleri bazı noktalarda çelişti kanaatindeyim. Yeniden ilave yapı vs şeklinde açıklamalarda bulunmuştu ki geriye dönük paylaşımlara (https://www.facebook.com/ktkp43) baktığınızda ilgili videoyu görürsünüz. Cami şu haliyle son derece şirin ve de tarihi görüntüyü veriyor kanaatindeyim. Bilmem mahalleli ve sizler ne düşünürsünüz? 


Bu arada kaçımız biliyor acaba bu caminin bânisi Bicar oğlu Arslan Bey'in türbesi Tavşanlı Ulu Camii bahçesindedir.

3 Nisan 2018 Salı

Anadolu Valisi Cafer Paşa ve Kütahya'da Bulunan Eserleri


1578 ila 1582 seneleri arasında Anadolu valiliği yaptıktan sonra Rumeli valiliğine tayin edilen Cafer Paşa (d. ? - ö.1587); Kanuni Sultan Süleyman’ın (1494-1566) son silahtarı olup Sultan’ın son seferi Zigetvar’a katılmıştır. Başkapıcı, yeniçeri ağası, Anadolu ve Rumeli valilikleri ardından kubbe veziri olmuştur. Sokullu Mehmet Paşa’nın kızı ile evlendirilmiştir. Kütahya'da bulunan eserlerinden ayrıca İstanbul Eyüp'te türbesi, medrese ve mektebi bulunmaktadır.


Cafer Paşa, Kütahya'da en çok eser bırakan valilerdendir. Kendisine ait bugün ayakta olmayan fakat Evliya Çelebi'den bildiğimiz Zeryen Mahallesinde kitabeli, ayrıca Yeşil Camii yanındaki yine bugün kitabesi yitirilmiş birer çeşmesi, Çukur mahallesinde bir mescit (tespit gerektirmektedir.), Balıklı'da bugün ha yıkıldı ha yıkılacak halde himmet bekleyen bölgenin yegane Darülkurrası ve Büyüksaka'da 1579 tarihli bir camisi ve buralara ait vakfiyesi mevcuttur.


Ekte bulunan görsel kolajı Merkez Büyüksaka'da yer alan camiye aittir. Anadolu valileri görüldüğü üzere sadece merkez sancağa değil bağlı birimlere de ihtiyaç halinde vakıf eserleri meydana getirmişlerdir. Camii son derece bakımlı olup 1942'de minaresi eklenmiş ve son olarak 2005 senesinde Vakıflar tarafından restore edilmiştir. İç mekan süslemeleri son derece zevklidir. Yolunuz düşerse muhakkak ziyaret edip görmenizi salık veririm.


Ne yazık ki hayır sahiplerin olan Cafer Paşa'nın Balıklı Mahallesindeki Darülkurrası bugün özel mülk içinde kalarak kederli bir halde yıkılıp gideceği günü beklemektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bu yapının bölgede başka bir örneği bulunmamaktadır. Muhtelif girişimler olsa da şu ana kadar bu yapının kurtarılması yolunda olumlu tek gelişme, eserin kurumlarca iddia edildiğinin aksine bir vakıf eseri oluşunun tarafımızdan tespit edilen belgelerle kanıtlanmış olmasıdır.


Allah bugün eserleri ile anılan bu muhteremlere rahmet eylesin. Bizlere düşen hayır eserleriyle çoğu emsalinden ayrılan bu hayır sahiplerinin geride dua almak amacıyla bıraktıkları eserlere sahip çıkmak ve dualarımızı yollamaktır.


Saygılar...

03.03.2018

11 Ekim 2017 Çarşamba

Mimar Sinan Eseri Lala Hüseyin Paşa Camii


Kütahya'da Mimar Sinan eseri olduğu düşünülen tek ayakta yapı olan Lala Hüseyin Paşa Camii üzerine birkaç kelam.

Geçenlerde yaptığımız ziyarette 4 nokta dikkatimizi celbetti. Bu olumsuz hususları sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1- Avkudaki, fotoğrafta da görülen tarihi şadırvan harap halde kaderine terk edilmiş görüntüsü veriyor.

2- Abdesthane tarafında bulunan Kütahyalı şair ve eşraftan Delilbaşı Ömer Talib Paşa'nın kabri toprağa gömülmüş halde ve lahit ekleri birbirinden ayrılmak üzere. Başucunda herhangi bir bilgi levhası yok.

3- Tarihi camiye ana kapıdan girdikten sonra o da nesi, bir elektrikli kayar kapı! Çok yakışmış ve cuk oturmuş!!!

4- Mihrab ile vaaz kürsüsü arasındaki (mihrabın solu) duvarda ciddi bir çatlak göze çarpıyor ki en önemlisi de bu.

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu bilmem. Restore edilen camiler veya diğer yapılar 10 yılı ya dolduruyor ya doldurmuyor tekrar restorasyona giriyor. Her defasında da özgünlüğünden çok şey kaybediyor. Zaten restorasyonu kimler yapıyor, hangi şartlara dikkat ediliyor ve ne şekilde denetleniyor oralara hiç girmiyorum. Yollarımız gibi aynı. Her sene bir kat daha zift! Bu tarihi yapıların bağlı olduğu kurumlarda ve ihaleleri alan firmalarda ciddi manada yetişmiş insan problemi olduğunu düşünüyorum. Bilmem katılır mısınız...

Saygılar... 10.10.2017

12 Eylül 2017 Salı

1940-50'li Yıllarda İshak Fakih Camii


İshak Fakih yahut tam adıyla Cemaleddin İshak Fakîh bin Hacı Halil Hayrullah, Kütahyalı ünlü bir fıkıh alimidir. Germiyanoğulları döneminde Kütahya kadılığı da yapmıştır. Şehzade Beyazıd (Yıldırım) ile Devlet Hatun'un evliliği konusunda I. Murad'a elçi olarak gönderilmiştir. Gerek Germiyanoğulları vakıflarının mütevelliliğini yapması, gerek kaynaklarda bahsedilen siyasi ve ilmi ağırlığı, gerekse Kütahya'nın en büyük Germiyanoğulları mezarlığının külliyesi etrafında şekillenmesi gibi sebeplerle Germiyanoğulları ile akraba olduğu sanıyorum.

Cami 1433 yılında yapılmıştır. Son dönem Germiyanoğulları Beyliği eseridir. Bugün dıştan bakıldığında hemen farkedilemeyen fakat buradaki fotoğrafta net şekilde görülen İshak Fakih, hanımı ve oğlu Mehmed'e ait sandukaların bulunduğu türbe 3 bölümlük son cemaat yerinin sağ kısmındadır.