Tavşanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tavşanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2018 Perşembe

Kütahya - Meydan Mahallesi Arslan Bey Camii

Kütahya - Meydan Mahallesi'nde bulunan Arslan Bey Camii'nin restorasyon sonrası hali.
Daha evvelden küçük bir haziresi de bulunan bu caminin mezar taşlarının istinat duvarında kullanılmış olduğu iddia edilmişti. Bu hazirenin eski şadırvan alanı civarında olduğu aktarılmaktaydı. Restorasyonda bu taşlardan herhangi bir iz bulunamadı sanırım. Zira ortada ne taş ne de hazire izi var. 

Eski Şadırvan Alanı
Merdivenli bir alan oluşturulmuş eski şadırvan bölgesine. Şadırvanlar ise diğer cepheye alınmış. Açılış günü Sayın Hüraata'nın söyledikleri bazı noktalarda çelişti kanaatindeyim. Yeniden ilave yapı vs şeklinde açıklamalarda bulunmuştu ki geriye dönük paylaşımlara (https://www.facebook.com/ktkp43) baktığınızda ilgili videoyu görürsünüz. Cami şu haliyle son derece şirin ve de tarihi görüntüyü veriyor kanaatindeyim. Bilmem mahalleli ve sizler ne düşünürsünüz? 


Bu arada kaçımız biliyor acaba bu caminin bânisi Bicar oğlu Arslan Bey'in türbesi Tavşanlı Ulu Camii bahçesindedir.

11 Ekim 2017 Çarşamba

Kitap Tanıtımı: Milli Mücadele'de Zor Yıllar (1919-1922) Tavşanlı - Emet


Sayın Ahmet Öztürk tarafından kaleme alınan eser, Köycüler olarak da bilinen hareketin mensuplarından Dr. Fazıl Doğan (d.1892 - ö.1951) ve Dr. Reşit Galib Baydur (d.1893 - ö.1934)'un günlükleri (bazı başka günlük metinleriyle desteklenmiş) üzerinden Milli Mücadele döneminin Emet ve Tavşanlı merkezli bir anlatımını yapıyor. Emet ve Tavşanlı havalisinde Kuvâ-yi Milliye hareketi, düzenli orduya geçiş, Simav olayları, Kütahya'daki ahval ve uygulamalar bu günlük satırlarından öğrenilebilmekte. Kitapta bir temenni olarak geçen Dr. Fazıl Bey'in Emet Günlüklerinin yayınlanması konusunda umarım bir el uzanırda bu temenni gerçek olur. Kitabın temini noktasında şuan sorun yaşanmaktaysa da ilimiz kütüphanelerine müracaat edilebilir. Mustafa Yeşil Kütüphanesinde ilgili eserin bulunduğunu biliyorum örneğin. Milli Mücadele safhasına yerelden bir bakış sunması açısından eserin önemli olduğunu düşünüyorum. Okuduğum nüshada o kadar yerin altını kırmızı kalemle dikkat çekmek için çizdim ki anlatamam. Bu sebeple Ahmet Öztürk'ün gerek bu ve diğer eserlerinin yeniden basılmasına yardımcı olunması, gerekse örneğin Sevinç Sezengöz Hanımın yazmış olduğu "Milli Mücadele Döneminde Kütahya ve Birinci Meclis'te Kütahya Milletvekilleri, Siyasal Görüşleri ve Hizmetleri" adlı tezi gibi değerli çalışmaları ilimiz neşriyatına kazandırmak önemli bir hizmet olur. Milli Mücadele dönemi hakkında yazılan ve çizilenlerden bazıları bir kesimi, bir bölgeyi veya birilerini rahatsız edebilir. Fakat bu durum neşriyata engel olmamalıdır. Aksine bu alanda yapılacak yeni çalışmalar yenilerine perde aralayacak ve en doğru bilgiye ulaşmak yolunda bir merdiven görevi yapacaktır. Milli Mücadele dönemi konusunda yakın zaman önce Kütahya Belediyesinin yapmış olduğu birkaç yayını saymazsak ne kadar zayıf olduğumuz ortadadır. Bu nedenle bu gibi eserlere sahip çıkılmalı ve yayınlanması noktasında yardımcı olunulmalıdır şahsi kanaatim.



Saygılar.. 09.10.2017

Fotoğraf ve ekte paylaşılan medta: Edebya

8 Eylül 2017 Cuma

TAVŞANLI DELİKTAŞ FRİG KAYA MEZARI

Halk arasında "Deliklitaş" denilen Frig Kaya Mezarı, Tavşanlı - Harmancık karayolunun 7. km.'sinde yer alıyor. © Halil ÖLMEZ
Ne zamandır görmek istediğim bu anıt mezarı dün inceleme fırsatım oldu. 2 kolaj halinde toplam 8 fotoğraf paylaşıyorum ki bunlar üzerinden birkaç yorumda bulunacağım.

Kolaj 1: © Halil ÖLMEZ


İlk kolajda kaya mezarının genel hatları ve yola uzaklığı ile genelde tüm koruma altında olmayan tarihi eserlerimizde olduğu gibi yine cahil takımının sprey boya ile bıraktığı tahribat görülmekte.

Kolaj 2: © Halil ÖLMEZ
İkinci kolajda kaya mezarının yoldan yüksekliği, açık haldeki tavanı ve içine bırakılan pislikler ile bu anıta ulaşmak için kullanılan patika görülmekte.

İnsan tahribatı hemen göze çarpıyor. Üstelik işlek bir yol kenarında olmasına rağmen. Sanıyorum bu kaya mezarına "Delikli Kaya" da deniliyor. Definecilerin uğradığı ilk bakışta belli oluyor. Cahil takımının sprey boya ile yazdıkları yazılar geçmiş gördüğüm fotoğraflardan farklı olduğuna göre önceki yazılar temizlenmiş fakat birileri tarafından yeniden yazılmış. Mezar odası içinde pet şişeden izmarite pislikler mevcut. Halkımızı anlamak mümkün değil! Son olarak gezilip görülecek ilginç bir yer olan bu kaya mezarınının yolu da patika. Patika olmasını geçtim, yol kenarındaki boşluklara yine halkımız tarafından hafriyat ve çöp döküldüğünden patikaya ulaşmak için öncelikle bunları aşmak gerekiyor. Pekala buraya yetkililerce bazı noktaları merdivenli güzel bir patika yol yapılabilir. Ziyaretçi sayısı bu sayede arttırılabilir. Fakat şu halini görünce doğru mu yapmış olunur emin değilim!

Aslına bakacak olursak bugün bazı definecilerin hala umutla birşey bulmak adına tahrip ettikleri bu anıt bundan 156 yıl önce yabancı seyyahlarca çalışılmıştır. 1861 yılında Georges Perrot, Edmond Guillaume ve Jules Delbet, Kütahya-Kümbet-Midas Vadisi-Çifteler güzergâhını izleyerek bölgede araştırmalar yapar. Ekip, önce Tavşanlı yakınlarındaki Delikli Taş Anıtı'nı inceler, anıtın gravür ve kesitlerini çizer. İlk çizimi ise 1836 yılında W. J. Hamilton tarafından yapılmıştır. (Kaynak: Faruk Işıklar)

Faruk Işıklar'ın Frig Yontu Sanatı ve Etkileşimleri adlı çalışmasında "Deliklitaş" adıyla geçen kaya mezaru hakkında şunlar yazılıdır:

"Bugünkü bilgilerimize göre, Kütahya yöresinde anıtsal kaya fasadı olarak sadece Deliklitaş Anıtı bulunuyor. Bu anıt Kütahya ilinin 53 km. batısında Tavşanlı ilçesine bağlı Köprücek köyünün arazisi içindedir. Tavşanlı-Harmancık yolunun kuzeyindeki kayalık yamacın eteğindedir. Çevreye hakim konumuyla çok uzaklardan görülebiliyor. 1836 yılında W.J. Hamilton tarafından bulunmuş ve ilk çizimi yapılmıştır.125 Bundan yirmi beş yıl sonra, G.Perrot ve arkadaşları anıtı ayrıntılı olarak incelemiş, plan, gravür ve kesitlerini çizmişlerdir. Arkasındaki kuyudan dolayı, yörede "Deliklitaş" adıyla anılmaktadır.

Güneydoğu'ya bakan anıtın yüksekliği 13.50, genişliği 6.80 ve yerden yüksekliği 0.80 m.'dir. Genel görünüşüyle, 15.00 m. yüksekliğindeki masif tüf kütlesinin öne doğru çıkıntı yapan güneydoğu yüzüne işlenmiş yapı, yan duvarları şevli yüksek bir kuleye benziyor. Yandan bakılınca, çatı kuleye benzeyen kesim ve nişli kuyulu alt bölümün öne çıkıntılı üç ana kademe halinde işlendiği görülür.
Anıtın çatısı, karşıdan bakılınca, kulenin tepesine yerleştirilen bir piramidi andırıyor. Alt bölüm, yani "niş ve kuyu" ise, benzeri diğer fasadlarla, özellikle de Midas ve Maltaş Anıtı ile çok yakın bir benzerlik gösteriyorlar. Bu anıt diğer fasadlarla aynı tipte, ancak "kule" benzeri bir yapıdır. Yakın benzeri Döğer Asar Kaya Anıtı'dır. Kuyunun rahatça kullanılabilmesi için, anıtın orta kesimi kavisli biçimde oyularak kabaca düzeltilmiştir. Buradaki ahşap hatıl yuvalarından anlaşıldığına göre, büyük olasılıkla kuyu ağzı bir saçak ile yağmur ve kar sularına karşı koruma altına alınmıştır.

Yoldan kaya mezarının görülüşü. © Halil ÖLMEZ
  Anıtın nişi (1.80xl.30x0.30 m.) ölçülerindedir. İki kademeli kalın bir çerçeve içine alınmış bulunuyor. Dış çerçevenin lentosu, benzer örneklerden farklı olarak sövelerden dışarı doğru taşıyor. Her iki yanda sövelerin tam üzerinde ve ortada yuvarlak kesitli üç çıkıntı bulunuyor. Bunlar, Maltaş Anıtı'nda görüldüğü gibi, ahşap hatılların dışa taşan uçlarını simgeliyor. Nişin iç çerçevesi dış çerçeveden (0.20 m.) daha derindedir. Üst köşelerinde, Midas Anıtı'ndakilere benzeyen dikdörtgen iki çıkıntı görülüyor. Ahşap hatıl uçlarını simgeleyen bu çıkıntılar, Midas, Bahşayiş, Aslankaya anıtlarında olduğu gibi, aynı zamanda "paraçol" bağlamında çerçevenin köşelerini destekliyor.

Nişin arka duvarına, Bahşayiş, Değinilen ve Maltaş anıtlarından tanıdığımız, kuyu ile bağlantılı 0.45 m. çapında bir delik açılmıştır. Tabanında da, arka duvara bitişik O. 50x0. 50xO.05 m. boyutlarında kare biçimli bir yükselti bulunmaktadır. Bunun bir tanrıça kabartmasına ait olduğu düşünülmektedir. Nişin önünde, cephe genişliğince uzanan iki basamak bulunmaktadır."

Paylaşmayı ve arkadaşlarınızı sayfamızı beğenmeye davet etmeyi unutmayınız
Saygılar... 05.09.2017